
‘I would rather die than return to France’: the brutal reality of the UK’s one in, one out scheme
İngiltere'nin Fransa ile yürüttüğü tartışmalı sığınmacı geri gönderme pilot programı, küçük teknelerle Manş'ı geçen binlerce kişiyi derinden etkiliyor. İki İranlı sığınmacının hikâyesi, sistemin keyfi işleyişini gözler önüne seriyor.
İngiltere hükümeti, geçen yıl Temmuz ayında eski Başbakan Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından duyurulan 'bir gelene bir geri gönderme' (one in, one out) pilot programı kapsamında, küçük teknelerle Manş Kanalı'nı geçen sığınmacıları Fransa'ya iade etmeye devam ediyor. 1 Ekim'e kadar sürecek bu pilot uygulama çerçevesinde, İçişleri Bakanlığı tarafından görünürde rastgele seçilen bin'den fazla sığınmacı Fransa'ya geri gönderildi.
İran'dan kaçan iki arkadaşın hikâyesi, sistemin ne denli keyfi işlediğini açıkça ortaya koyuyor. İslam'dan Hristiyanlığa geçtiği için ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalan 28 yaşındaki Aso ile İran hükümetine karşı siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alınan 33 yaşındaki Baran, aynı tekneyle İngiltere'ye ulaşmalarına rağmen geri gönderildikten sonra çok farklı akıbetlerle yüzleşmek zorunda kaldı. Her ikisi de Fransa'ya iade edildikten sonra hayatlarını tehlikeye atarak tekrar İngiltere'ye geçti; ancak biri kalma hakkı elde ederken diğeri belirsizlik içinde kalmaya devam etti.
Türkiye kökenli UK sakinleri ve göçmenlik sürecindeki bireyler için bu gelişme önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır: İngiltere'ye düzensiz yollarla giriş yapılması durumunda, sığınma gerekçesinin ne kadar güçlü olduğundan bağımsız olarak kişiler bu geri gönderme programına tabi tutulabilmektedir. Göçmenlik statüsü konusunda belirsizlik yaşayan ya da yakınları bu süreçten etkilenen herkesin, akredite bir göçmenlik avukatından veya OISC kayıtlı bir danışmandan destek alması büyük önem taşımaktadır.